IMF en kötüsünün henüz gelmediğini söylüyor ve bu defa onlara katılıyorum

Dünya ekonomisi bozguna uğruyor ve işler düzelmeden önce daha da kötüleşecek. Az çok nereye bakarsanız bakın, haberler kasvetli ve mesele, böyle anlarda her zaman olduğu gibi, neyin gerçekten yeni ve önemli olduğunu ve neyin sadece alışılagelmiş şamata olduğunu çözmek.

Bununla birlikte, bu buruk ruh halinin gelecek aylarda küresel durgunluk olasılığını artırdığına şüphe yok ve dünyayla olmasını istediğimiz gibi değil, olduğu gibi başa çıkmak zorundayız.

Söz konusu ruh hali, Washington’ın saygın düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü tarafından genel umutsuzluk hissini yakalayan bir brifing raporunda özetlendi. Raporda, “Çin’in sıfır Kovid politikasından Birleşik Krallık’ın (BK) mali tedbirsizliğine kadar uzanan; sürekli tedarik zinciri kesintilerinin ve uzun süredir devam eden Ukrayna savaşının üzerine binen bir dizi kasten açılmış yara, politika manevrası için alanı ciddi şekilde daralttı” dendi.

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Kwasi Kwarteng’in politikalarını Vladimir Putin ve Şi Cinping’in politikalarıyla aynı sınıfa koymanın biraz zor olduğunu düşünüyorum ancak Brookings, devletlerin ve merkez bankalarının mevcut baskıları hafifletmek için fazla bir şey yapamayacağını söylemekte haklı. ABD Merkez Bankası’ın başını çektiği yüksek faiz oranları işi, dünyadaki her devlet ve her şirket veya ipotek ödeyenler için borçlanma maliyetini artırıyor. Daha pahalı finansman kesinlikle ekonomik büyümeyi engelleyecek ve büyük olasılıkla gelecek yıl birkaç büyük ekonomiyi durgunluğa itecek.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yeni tahminleri aslında BK’nin bu yıl yüzde 3,6’lık makul bir büyümeye sahip olduğunu ancak 2023’te yüzde 0,3’e düşeceğini gösteriyor. Gelecek yıl hem Alman hem de İtalyan ekonomilerinin küçülmesi beklenirken, ABD, Fransa ve Japonya’nın zar zor bir miktar büyümesi gerekiyor.

O kadar çok hareketli parça var ki, bunları farklı konumlarına ve ilk olarak BK’nin özel konumuna ayırmak en yararlısı.

Burada, sonbahar ve kış boyunca devam edecek önemli bir karışıklık var. Vergi değişiklikleri ve ekonomik etkileri Bütçe Sorumluluğu Dairesi tarafından onaylanan bir sonraki mali tablonun vadesi 31 Ekim’de doluyor. Ama Kwasi Kwarteng’in hâlâ görevde olacağını varsayarsak, işler yoluna girmeden önce baharda Bütçeyi beklememiz gerekecek. Öte yandan salı günü İngiltere Merkez Bankası, aksi takdirde hisse senedi satmak zorunda kalabileceği için emeklilik fonlarının üzerindeki baskıyı kaldırmak üzere Gilts tahvillerine bir kez daha müdahale etmek zorunda kaldı.

Bağımsız bir kuruluş olan Mali Araştırmalar Enstitüsü, önerilen vergi indirimine devam etmesi halinde devletin mali durumunda 60 milyar sterlinlik (yaklaşık 1 milyar 256 milyon TL) bir açık olacağını hesaplayarak olumsuz işaret verdi. Fitch de dahil derecelendirme kuruluşları, BK’nin kredi puanının düşürülmesi uyarısını yaptı. Goldman Sachs analistleri, sterlinin dolar karşısında zayıflamaya devam edeceğini düşünüyor. Gerçekten de, herhangi bir yerde gördüğüm tek olumlu sinyal, JP Morgan Chase’in başkanı Jamie Dimon’dan geliyor. Dimon, “yeni hükümetlerin her zaman sorunları olduğu” için Liz Truss’ın “sözüne inanmak” gerektiğini söylüyor.

Sonuç olarak, her halükarda, 10 yıllık Gilts’in getirisi şu anda yüzde 4,5’in biraz altında kalırken, ABD hazinelerindeki eşdeğer oran yüzde 3,9. Oranlar her yerde artıyor fakat ağustosta Britanya, Amerika’dan daha ucuz borç alabilirken, şimdi daha fazla ödemek zorunda. İngiltere Merkez Bankası, Gilts tahvillerine müdahalesini yaptığında, bunun BK’nin finansal istikrarına yönelik bir “maddi risk” oluşturması uyarısını yaptı. Bu iyi değil.

Bununla birlikte, BK’nin zor durumu piyasalardaki daha geniş çaplı sıkıntıların yalnızca bir unsuru ve faiz oranlarındaki amansız görünen yükselişten kaynaklanan stresin patlak verdiği başka yerler de var. Örneğin, ABD konut piyasası, yüzde 7’ye mal olan yeni ev kredilerini düşününce bekleyebileceğiniz gibi çok zayıf. Bu, örneğin teknoloji tabanlı gayrimenkul şirketi Redfin’in hisse fiyatı üzerinde zincirleme etkiye sahip. Şirketin hisseleri bu yıl şimdiye kadar yüzde 87 düştü.

Avrupa’da, faiz oranlarındaki artış ABD ve BK’ye göre daha erken bir aşamada ve Avrupa Merkez Bankası’nın mevduat faizi sadece yüzde 0,75. Enflasyonun şu anda yüzde 17 olduğu Hollanda da dahil bazı ülkeler, bu yılın geri kalanında daha hızlı artışlar için bastırıyor.

Buradaki mesele, varlık fiyatlarında ani hareketler yaşandığında her zaman öngörülemeyen zincirleme etkiler olması. İnsanlar hisse senedi piyasalarında büyük dalgalanmalar bekliyor ancak tahvil piyasalarında benzer şekilde keskin hareketler beklemiyor. BK emeklilik endüstrisinde ortaya çıkan sorunlar, felaket habercisi olacak ve başka yerlerde daha fazla aksaklık yaşanacağı uyarısında bulunacak.

Son belirsizlik alanı, Ukrayna’da süren savaşın dünya ekonomisine daha fazla fiziksel şok tehdidi ve belki de gelecek aylarda patlak verecek diğer çatışmalar. Belirsiz zamanlarda yatırımcıların kaynaklarını ABD’ye çevirdiğini gözlemlemek dışında bu konuda mantıklı bir şey söylemek zor.

Para korkaktır ve dünyanın en büyük ekonomisi korkmuş fonlar için en büyük güvenli limandır. Durum her zaman böyle olmayacak. Geçmişte doların çok daha düşük seyrettiği zamanlar oldu. St. Louis Federal Bankası burada ticari ağırlıklı değerini takip ediyor ve 127,6 endeks değerindeki dolar, bu endeksin 2006’da başlamasından bu yana hep olduğundan daha yüksek. 2008 mali krizinde bu endeks, 86’ya düşmüştü.

Tabii ki sükunet geri dönecek ve dünya ekonomisi toparlanacak. Ama tahminimce toparlanma, 2024’te olacak ve önce gelecek yılı atlatmamız gerek. IMF’ye göre en kötüsü hâlâ gelmedi ve bu seferlik onlara katılıyorum.

 

https://www.independent.co.uk/independentpremium

Independent Türkçe için çeviren: Sevgi Aydoğan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort adana escort bursa escort