Trump’a açılan davaların iki talihsiz sonucu var

New York Başsavcısı Letitia James, Donald Trump hakkında özlü bir ifade kullanan ilk kamu görevlisi değil ama onunki en unutulmazlardan biriydi.

James, Trump’ın ticari vergileri ödemeye yaklaşımını “İş Bitirme Sanatı’ndan çok çalma sanatı” diye tanımladı. Yetenekli bir avukat; belki de gazetecilik yapmalı çünkü bu söz güzel bir manşet olur. Veya akıllıca bir politik slogan diyebilirsiniz çünkü Donald Trump tarafından, onunla veya ona yönelik yapılan aklınıza gelebilecek her şey, derinden politiktir ve halihazırda Trump’ın peşinde mahkemeler olması tam da budur.

Bu James’in sözlerinin politik gerekçeli ya da Trump’ın kendi faaliyetlerine yöneltilen her meşru incelemeyi tanımladığı gibi “cadı avı” olduğu anlamına gelmiyor. Basitçe belirtmek gerekirse, Adalet Bakanlığı’nın Mar-a-Lago’daki resmi ve gizli belge yığını için onun peşinde olması gibi, bu sözler sadece Trump’ın kim olduğu ve temsil ettiği kavramlar nedeniyle kaçınılmaz şekilde politik bir hal alıyor.

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Aynı şey 6 Ocak 2021’deki utanç verici olaylarla ilgili Kongre soruşturması için de geçerli. Kongre olayın diğer detaylarının yanı sıra, o zamanki başkanın tuhaf ve kanlı ayaklanmada tam olarak oynadığı rolü tespit etmekle görevlendirilmişti. Doğruluğunu kabul etmediğim bu imaj, Trump’ı güçlü siyasi nüfuzundan korkan düşmanları tarafından kuşatılan ve mağdur edilen biriymiş gibi gösteriyor. Amerika devleti, Trump’ı bir kurban gibi göstererek ona kamuoyunda sempati ve destek yaratmak gibi tuhaf bir görevde ısrarlı görünüyor. Bu, böyle bir merhameti hak etmeyen bir adam için son derece tehlikeli bir eğilim.

Başkan Joe Biden “Amerika’nın ruhu için savaşmaktan” ve adalet eşitliğinden bahsediyor. Yasa önünde eşitlik kavramı takdire şayan olmakla birlikte, ne yazık ki gerçeği yansıtmıyor veya Trump’ın eski bir başkan olduğu ve eski işini geri almak için gayri resmi uğraşlara girdiği gerçeklerinin üstünü örtemiyor.

Gerekçeleri ne olursa olsun, Trump’a karşı yürütülen bu resmi faaliyetlerin iki talihsiz sonucu var. Birincisi hukuki: Onu Beyaz Saray’a geri dönmeye daha da kararlı hale getirecekler, hatta muhtemelen yakında Senato’da Cumhuriyetçi bir çoğunluğun desteğiyle, böylece kişisel çıkarlarını korumak için bir kez daha güç dengelerini istismar edebilecek.

Görevdeki bir başkana karşı yasal işlem yapmak mantıken zor ve meşakkatli bir süreç. Birleşik Devletler’in aşırı partizan siyasi kültürü düşünüldüğünde, görevi sırasında Trump’a yöneltilen çeşitli azil teşebbüslerinin başarısızlıkla sonuçlanması da böylesine lanetli bir yasal sürecin sonuç vermeyeceği ihtimalini destekliyor. Trump’ın Beyaz Saray’a adaylığını koyması ve orayı yeniden ele geçirmesi, neredeyse kelimenin tam anlamıyla Trump’ın “hapisten kurtulma” bileti niteliğinde.

İkincisi, Trump’a yönelik bu çeşitli yasal saldırılar MAGA (Amerika’yı Yeniden Harika Yap) tabanını ateşliyor ve Amerika’daki bölünmeleri daha da şiddetlendiriyor. Trump sonrası, bir “iyileşme” dönemi olmalıydı. Böyle olmadığı ortaya çıktı ve bu, hem Amerika’nın geleceği hem de işgal ettiği yerler nedeniyle dünya için kötü bir gelişme. Putin’in Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta olduğu gibi, dünyaya liderlik etmesi ve en iyi değerlerini küresel çapta yansıtması gerektiği bir dönemde ülkeyi zayıflatıyor.

Amerika’nın siyasi kültürünün daha fazla sarsılması, ülkenin veya dünyanın çıkarlarının aleyhine bir gelişme. Bu sarsılma Trump ve MAGA hareketinin, Cumhuriyetçi Parti üzerindeki hakimiyetini daha da yoğunlaştırdı ve en azından Trump hayatta olduğu sürece partiyi zehirledi. Buna tanıklık etmek korkunç bir şey.

Bu bir sapkınlık çünkü Trump’ın adil ve dürüstçe kaybettiği son genel seçimden sonra olması gereken, Amerika’nın önüne bakıp Trump’ın ve temsil ettiği kavramların daha az olduğu bir dünyaya geçmesiydi. Bunun yerine “daha fazla Trump’ımız” var. Trump, kendisine yöneltilen tüm enerjiyi daha çok güçlenmek için emen bir bilimkurgu karakteri gibi. Trump’ı yıkmaya çalıştıkça, onun halkı isyankarca temsil edip onları yozlaşmış, yalancı elitlerden korumak için mücadele ettiği yönündeki absürt fikri daha da kanıtlıyorlar. İroniler zengin anlamlara sahip ama aynı zamanda derinden yıpratıcı.

Hatırlayın, Hilary Clinton onu 2016 münazaralarında vergilerini adilce ödememekle suçlamıştı. Trump’ın yanıtı “Bu benim akıllı olduğumu gösteriyor” olmuştu. Birçok Amerikalı, herkesin vergi masraflarını indirmeye ve sistemi kandırmaya çalıştığı konusunda hemfikir olabilir; Trump’ın vergi faturasıyla yaptığı şey de çoğu Amerikalı’nın gözünde suçtan ziyade bir vazife niteliğinde.

Bu gerçekten dehşet verici çünkü Trump’ın bir diğer başkanlık döneminden sonra Amerikan demokrasisinden geriye ne kalacağından emin değilim (ve teknik olarak iki dönem daha geçirebilir veya bir daha seçilmesinin ardından ikinci dönemi için başka bir aile üyesini yerine koyabilir). Ronald Reagan’ın “Tepede parlayan bir şehir… kutsanmış, uyum ve barış içinde yaşayan her türlü insanla dolu bir yer” diye nitelediği şey, için için yanan bir harabeye dönecektir. Trump’ı vergi kaçakçılığından mahkum etmek buna değmez gibi görünüyor.

Amerika’nın demokratik ve yargı sistemleri hâlâ güçlü olduğu için, hiç kimse Trump’ın amansızca kovalanmasını durduramaz ve hatta bunun devam etmesi gerektiğini de savunabilirsiniz. Ama onu görmezden gelseler her şeyin daha iyi olacağını düşünmeden edemiyorum. Pek mümkün değil, biliyorum.

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Deniz Sutaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort adana escort bursa escort